Psikoz Nedir? Belirtileri Nelerdir?

Psikoz, tarihte çok eskiye dayanan bir terimdir; fakat insanların hastalıkla bağdaştırması uzun sürmüştür. İlk kez Avusturyalı hekim Ernst von Feuchtersleben tarafından ortaya atılmıştır. Psikoz, kişilerin gerçeklikle hayalin ayrımını yitirmeleri durumudur. Kişiler gerçeklikle hayalin ayrımını yapamazlar. Bununla birlikte; düşünce, konuşma, davranış ve anlama problemleri de kendisini göstermeye başlar. Bu yaşanan problemlerin görülebildiği hastalıklar grubuna da psikoz isimi verilir. Psikoz, kendi başına bir hastalık değil, belirtidir. Bir beyin hastalığıdır.

Psikoz Belirtileri Nelerdir?

Psikoz belirtileri kişiden kişiye farklılıklar gösterebilir. Belirtilerin hepsi aynı anda görünmez; yavaş yavaş ortaya çıkar. Tüm belirtilerin çıkması yıllar sürebilir. Bu sebeple aile ve arkadaşlar durumu anlamakta geç kalabilirler. Genellikle ilk atakta kişi durumu fark eder. Eski yaşantısında önemsediği düşünce ve davranışları, hastalıktan sonra farklılaşıp ve anlamını yitirir. Bunun yerini, yeni yaşantısında beyninin kurguladığı yeni düşünceler, korkular, anlamsız davranışlar alır. Aşırı hassas olma hali vardır. Yakın bulunduğu kişilerden gelen ilgi bile, kişilere tehlikeli gelebilir.

Psikozun İlk Belirtileri Nelerdir?

Psikozun İlk Belirtileri Nelerdir? 

Kişinin öz bakımını ihmal etmesi, yalnız geçirdiği zamanlarında artış, insanlara güvensizlik, ders notları veya iş yaşantısındaki başarasında azalma, dikkatini toplamakta zorlanma, mantıklı düşünememe, insanlardan kuşku duyma ve rahat olamama, duygularını kaybetme ya da olması gerektiğinden yoğun gösterme, öfke patlamaları, ağlama atakları yaşama, yakın çevreden uzaklaşma, uyku bozuklukları, anlamsız konuşma, ilişkili olmayan konular arasında geçiş yapma, iştah problemleri, bazı konularla aşırı ilgilenme, depresyon hali, kaygı, intihar düşünceleri, tehlikeli davranışlar görülür. Kendi davranışlarının tuhaf olduğunun hiç farkında değillerdir. Toplumsal kurallara uymazlar. Günlük hayatta edinilen bilgileri unuturlar.

Bunlarla birlikte psikoz esnasında daha ciddi semptomlar da olur. Kişiler bu duygu ve davranışların gerçek dışı olduğunun farkında değildir. Gerçek olduğuna inanmaları da korkularını arttırır. Kendilerine ve başkalarına zarar verme ihtimalleri artar. Bunları inceleyecek olursak:

Halüsinasyon: Dış uyaranlar yokken de görülebilen duygusal algıların hepsidir. Halüsinasyonda kişi gerçekte olmayan sesler duyar, tek başınayken var olmayan şeyler görür veya konuştuklarını duyabilir. Açıklanamayan hisler ve duygular hisseder. Vücudunda bir böceğin yürüdüğünü görebilir veya hissedebilir. Tat alma, koku, dokunma, hissetme gibi uyaranların hepsiyle ilgili gerçek olmayan bir hissi olabilir.

Sanrılar: Kişinin gerçekle çakışmasına, diğer insanlara bir anlam ifade etmemesine rağmen, bazı tutum ve inanışlar sergilemesidir. Bu inanışlar gerçeklikten uzaktır. Değiştirilmesi çok güçtür. Örnek verecek olursak; takip edildiğini, özel bir görevde olduğunu, çocuğunun başka birinden olduğunu düşünebilir. Bunların yanında büyüklük sanrısı yaşayan kişiler kendisini peygamber, sanatçı, ünlü bir kişi sanabilir. Kendisine önemli yükler atfeder. Özel güçleri olduğunu düşünür. Paranoya şeklinde de olabilir. Takip edildiğini, kaçırılacağını düşünebilir.

Psikoz Nedenleri Nelerdir?

Psikoz Nedenleri Nelerdir?

Her psikozun kendine has özellikleri ve nedenleri vardır. Bunların sebepleri tam olarak bilinmemektedir. Erkek ve kadınlarda aynı oranda gözükür. Genellikle ergenliğin sonları, yetişkinliğin başlangıcında kendini göstermeye başlar. Ancak psikoza neden olan bazı risk faktörleri vardır. Bu faktörler; genetik yatkınlık, beyin anormallikleri, dopamin oranı, beyin hastalıkları, alzheimer, AIDS, uykusuzluk, uyuşturucu kullanımı, travmalar, bazı ilaçlar, kronik depresyon ve stres şeklinde ifade edilebilir.

Psikoz geniş bir tanımlamadır, içerisinde birçok psikiyatrik hastalığı barındırır. Tıbbi bir sorunun belirtisidir. DSM 5 Psikotik bozuklukları 13 ayrı kategoride toplamıştır. Bu hastalıklar; sanrısal bozukluk, şizofreni, şizo affektif bozukluk, kısa psikotik bozukluk, şizofreniform bozukluk, kısa reaktif psikoz, madde kaynaklı psikotik bozukluk, organik psikoz, paylaşılan psikotik bozukluk, parafreni ve şiddetli depresyondur. Bu hastalıkların tümünde psikoz görülebilir. Bunlardan en yaygın olanı şizofrenidir. Belirtileri 6 aydan uzun sürerse hastalar, şizofren tanısı alır. Bu hastalardasüregelen davranış problemleri, sanrılar ve halüsinasyonlar vardır.

Akut Psikoz

Psikozun belirli bir başlangıcı yoktur. Bazı psikozlar aniden başlar. Bunlara akut psikoz denir. Kişinin hayatında yaşanan ani değişiklikler, travmalar buna sebep olur. Genellikle tek seferliktir; fakat bazen de tekrar tekrar ortaya çıkar ve bu da kronik psikozun başlangıcı sayılabilir. Belirtileri arasında sanrı, halüsinasyonlar, motivasyon kaybı, sosyalliğini kaybetme gösterilebilir. Tedavisi psikoz tedavisiyle benzerlik gösterir.

Psikoz Nasıl Tedavi Edilir?

Psikoz Nasıl Tedavi Edilir?

İlk olarak doğru bir tanı koymak çok önemlidir. Psikolog veya psikiyatristlere başvurulabilir. Uzman, hasta olan kişinin psikiyatrik ve fizyolojik durumuyla ilgili sorular sorar, muayene eder. Aile yakınlarının da görüşmede olması etkili olabilir. Bunların yanında bazı testler yapılır. İlk psikoz atağından sonra zaman kaybetmeden tedaviye başlamak çok önemlidir.

İlaç Tedavisi

Psikoz bir beyin hastalığıdır. Beyinde kimyasal bozulmalar meydana gelmiştir. Bunların düzeltilmesi için ise anti psikotik ilaç tedavisi şarttır. Kişinin semptomlarına göre, ilacın türü belirlenir. Halüsinasyon ve sanrı gibi belirtilerin azalması beklenir. Bu ilaçların kullananları etkileyecek ciddi yan etkileri de olabilir. Günümüzde doktorlar, daha az yan etkili yeni nesil ilaçları tercih etmelidir. Bunların yanında kişinin intihar veya tehlikeli zarar verici düşünceleri var ise hastaneye yatışı yapılarak tedavi edilmesi de mümkündür. Şizofreni hastalarının dışındaki hastalar kısa süreli ilaç kullanımıyla düzelebilir. Fakat ilaç tedavisi tek başına yeterli değildir. Bunların yanında terapi de şarttır. Manyetik uyarım tedavileri ve “Elektrokonvülsif Terapi” (EKT) uygulanabilir.

Tedaviye başvuran kişiler, yaşadıkları durumlardan dolayı sinirli, öfkeli ve tehlikeli olabilirler. Bazen karşılarındaki kişiye zarar verme ihtimalleri de olabilir. Böyle bir durumda hastayı gevşetmek için enjeksiyon veya sıvı ilaç uygulanabilir. Bu şekilde hastanın rahatlaması ve gevşemesi sağlanır.

Bilişsel Davranışçı Terapi

Bilişşel Davranışçı Terapi; kişinin duygu ve düşüncelerinin değiştirilmesi sürecidir. Burada danışanın olumsuz ve uygun olmayan düşünceleri değiştirilerek, bunların yerine gerçekçi ve olumlu düşünce biçimleri konmaya çalışır. Kişiye ödevler verilerek bunların pekiştirilmesi sağlanır. Danışanın günlük yaşantısına dönmesi, yaşamına devam etmesi hedeflenir. Bu terapi yöntemiyle danışanın hastalığı anlaması ve idare etmesi daha kolay olmaktadır. Görülen şeylerin, duyulan seslerin gerçek olup olmadığını bu terapi sayesinde kişiler daha kolay algılar. Stresle başa çıkma becerisi, sosyalliğinin geri kazandırılması da yapılacak çalışmalardan bazılarıdır.

Aile Terapisi

Psikoz hastalarının aileleri de yakınlarında yaşanan bu durumdan oldukça etkilenirler. Bunun için hem hasta, hem hasta yakını için “Aile Terapisi” etkili bir yöntemdir. Hastanın durumu, destek yolları, yaşanılan problemler hakkında ortak kararlar verilir ve konuşulur. Böylelikle bağ kurma ve problem çözme alanlarında da gelişmeler gösterilir.

Destekleyici Psikoterapi

Burada kişinin psikozla nasıl yaşayacağını öğrenmesi amaçlanır. Kişi hastalığını yönetmeyi öğrenir. Hastalığı hakkında daha fazla bilgi sahibi olur. Yaşayacaklarını bilmesi, hastalığı geçirmesini kolaylaştırır.

Bilişsel Geliştirme Terapisi (CET)

Burada amaç bilgisayar yoluyla grup çalışmalarına dahil olmaktır. Hasta yaşadığı deneyimleri diğerleriyle paylaşır ve anlamlandırır. 

Psikoz hastalarının aile yakınlarına da çok fazla iş düşmektedir. Bu noktada belli bir süre hastalarla ilgilendikten sonra, ailelerde tükenmeler yaşanır. Bunlarla ilgili aileler terapi almalıdır. Aileler hastalara yardımcı olmak için; hastayı tedaviye ikna etmelidir. İletişimde açık olmalıdır. Tedavisini takipte olmalı, ilaçları kontrol etmelidir. Sanrı ve halüsinasyonlarla ilgili tartışılmamalı, düşünceleri kabul edilmelidir. Hastanın olumlu yanlarını onunla paylaşın, yapabileceği görevler verin. Bunlar sürece olumlu katkı sağlayacaktır.

Esma Sesli Şahinoğlu
Klinik Psikolog

Kaynakça

Dr. Eren YILDIZHAN1 , Dr. Ahmet TÜRKCAN2 , Dr. Sibel İNAN3 , Zehra ERENKUŞ4 , Dr. Özhan YALÇIN5 , Dr. Ayten ERDOĞAN6   İlk Psikoz Atağı: Belirtiler, Tedavi Başlangıcı ve Klinik Yanıt İlişkisi Türk Psikiyatri Dergisi 2015;26(2):77-86
Alp Üçok1  Psikoz için Risk Altındaki Bireyler: Tanıma, Önleme ve Tedavi Konusunda Neredeyiz?
Gölgem Şizofreni   Şizofreni ve negatif semptomlar konusunda bilinmesi gerekenler
www.medikalakademi.com.tr/psikoz-nedir-neden-olur-turleri-belirtileri-ve-tedavisi/
npistanbul.com/eriskin-psikiyatri/psikoz
basarihastanesi.com/makale/psikoz-nedir-belirtileri-tedavisi/
esraalici.com/psikozu-anlamak/